Reflüde Tedavi Seçenekleri

GERD başlangıç tedavisi algoritmi yaşam tarzı değişiklikleri, reçetesiz ilaçlar (OTC) ve reçete ile satılan ilaçların kombinasyonundan oluşur. İlk muayenenin başlangıcında ekstraözofageal GERD belirtilerini ve diğer komplikasyonları saptayabilmek ve hastayı mümkün olan en düşük ilaç dozuyla başlatmak amacıyla kalitatif ve kantitatif belirleyenler saptanmalıdır. GERD ilaçları ile memnun olmayan, belirtileri devam eden veya yaşam tarzı değişiklikleri ile geleneksel tedavi rejimlerine uyum sağlayamayan hastalar için anatomik bir çözüm mevcuttur.  

Yaşam Tarzı

Yaşam tarzı değişiklikleri pek çok hastada GERD oluşumunu ve ağırlığını anlamlı biçimde azaltır ve genellikle tedavi prosedüründe genellikle uygun olan ilk seçenektir. GERD’in bilinen sebeplerinin çoğu direk olarak diyet, yaşam tarzı ve günlük aktivitelerle ilişkilidir. Bir hekimin takibinde pek çok hasta günlük aktivitelerini ve davranışlarını değiştirerek GERD belirtilerinin ortaya çıkışını ve ağırlığını azaltabilmektedir.

İlaç Tedavisi

Proton pompa inhibitörleri (PPI) veya H2 reseptör blokerleri gibi ilaçlar asid temasına bağlı tipik GERD belirtilerini azaltır, fakat asidik olmayan veya alkali reflünün ve astım, öksürük, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (COPD) gibi atipik belirtilerin tedavisinde etkili değildir. Çünkü bu belirtiler asiditesine bakılmaksızın reflü içeriğinin mevcudiyetine bağlıdır.  Motilite (hareket, kasılma) bozukluğu olan bazı hastalar için özofagus motilitesini ve kısmen de alt özofageal sfinkter tonusunu arttıran ve mide boşalmasını hızlandıran prokinetik ilaçlar da yararlı olabilir. İlaç tedavisi etkili olsa da ilaç tedavisi kesildiğinde belirtiler ve hastalık tekrar başlayacağından, hastalar ilaçlarını ömür boyu kullanmak zorundadır.

Tezgah Üstü İlaçlar (OTC)

Hafif ve komplike olmayan GERD’li bazı hastalar antasidler ve H2 reseptör antagonistleri veya daha sonrasında PPI’lar gibi OTC ilaçlarla uygun biçimde tedavi edilebilirler. H2 reseptör antagonistleri ve PPI’ların güçlü dozları sadece reçete ile temin edilebilirken, günümüzde düşük dozları ABD’de OTC olarak bulunmaktadır. Ülkemizde de bu yönde bir hazırlık sürdürülmektedir. OTC ilaçlar rastlantısal, hafif veya orta derecede GERD’i olan hastalar için kolayca erişilebilen ve palyatif (şikayetleri gideren)  bir seçenektir. Pek çok OTC ilaç asidi nötralize ederek, gazı azaltarak, özofagus ve mide mukozasını kaplayarak işe yarar ve belirtileri azaltırlar. Bu ilaçlar kısa vadede belirtileri azaltmakta etkili olabilirler. Eğer GERD belirtileri devam ediyor veya kötüleşiyorsa, doktorunuza görünmeniz ve daha agressif bir yaklaşımın gerekli olup olmadığını belirlemeniz gerekmektedir.

Proton Pompa İnhibitörleri ve H2 Reseptör Blokerleri

Reçete ile satılan ilaçlar pek çok hastanın GERD belirtilerinden kurtulmasını sağlar, fakat alkali ve diğer mide içeriğinin özofagusa geçmesini önlemez. PPI ve H2RA reçete edilen dozları midede üretilen asid miktarlarını azalttığından hafif ya da nükseden göğüs yanmasının effektif palyatif (şikayet giderici) tedavisinde uygun tedavi seçenekleridir.

Hem PPI, hem de H2RA ilaçlar mide mukozasının pariethal hücrelerinde asid salgılanmasını azaltırlar. Ancak, bu ilaçlar nötralize edilmiş asidin özofagus, akciğerler, ağız ve burun boşluğuna geri kaçmasını önlemezler.  Ayrıca, safra, pepsin ve diğer enzimler gibi alkali ajanların reflüsünü de engellemezler. Mide dokusu kostik mide asidine dayanacak şekilde tasarlandığı halde, özofagus dokusu öyle değildir. Asid nötralize edildiği için yanmaya yol açmasa da, devam eden reflü özofagus dokusuna zarar verir.  Diğer bir deyişle, ilaçlar GERD’in temel sebebi olan reflü ve regürjitasyonu önlemeden belirtileri tedavi ederler.

Ek olarak, hastaların % 10-20’si reçete edilen ilaçlara yanıt vermezler ve belirtiler sebat eder. İlaç tedavisi altında bile bazı hastalar fazla miktarda yediklerinde, gece geç saatlerde yediklerinde, alkol, kahve, gazlı içecekler içtiklerinde, yağlı gıdalar, çikolata, çilek veya baharatlı gıdalar yediklerinde belirtileri tekrarlar.  Bazı hastalarda ise gece uykuyu bölen ve regürjitasyona bağlı belirtiler görülebilir.  Hatta bazı hastalar gece reflü yaşadıklarında yastıklarında sarı bir akıntı (safra) lekesi bulurlar.  “Sessiz aspirasyon” olarak bilinen bu durum GERD bağlantılı astımın bir nedenidir. Yatağın baş kısmını yükseltmek gece reflüsünü azaltmaya yardımı olabilecek bir seçenektir.

İlaçlardan fayda gören bazı hastalar zaman içinde ilaçların etkinliğinin azaldığını belirtebilir. Bu durumda hekim belirtileri kontrol edebilmek için ilaç dozunu yükseltebilir. Bazen, birkaç doz artırımından sonra belirtileri tekrar kontrol altında tutabilmek için başka bir grup ilaca geçmek gerekebilir.

Çünkü vücut dengeyi sağlayabilmek için feedback mekanizmalarına sahiptir ve düşen asiditeyi arttırabilmek için asid sekresyonunu hızlandırır.  Bu feedback mekanizması zamanla PPI ve H2RA etkinliğinin azalmasından sorumlu olabilir. İlaçların yeterince etkili olduğu vakalarda bile belirtiler sıksa ilaçlar hergün alınmalıdır. İlaç kesildiği anda etkiler de kesilecektir. Bir dozun kaçırılması bile belirtilerin yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir. Tedavinin başlangıcı ile belirtilerin kaybolması arasında gecikme de olabilir.  Ağır GERD’li hastalarda belirtiler tedavinin başlamasından birkaç gün sonraya kadar devam edebileceği için bu problem yaratabilir.